4 Eylül 2025 Perşembe

DMW ve Dünya Çapında Tarihi Adımlar-Yılmaz Parlar

  

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nden Dünya Çapında Tarihi Adımlar

İş İnsanı Halil Sert’in Vizyoner Liderliğiyle Yeni Bir Dönem Başlıyor

Dünya diplomasisinin kalbinin attığı en önemli kuruluşlardan biri olan DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği, Prof. Giinther Meinel başkanlığında insanlığın geleceğini şekillendirecek dev projelere imza atmaya devam ediyor.

 Bu büyük vizyonun en güçlü temsilcilerinden biri ise, uluslararası arenada itibarı ve girişimleriyle dikkat çeken, Başkan Yardımcısı İş İnsanı Halil Sert.

Geçtiğimiz günlerde DMW İstanbul Ofisi’nde Halil Sert’i ziyaret ederek yeni projelerini dinleme fırsatı buldum. Söylemeliyim ki, dinlediklerim yalnızca Türkiye için değil, tüm insanlık için umut verici adımlar.

İnsanlık İçin Tarihi Proje, BM Engelliler Merkezi İstanbul’da

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği, yalnızca barışı değil, toplumsal eşitliği de önceliklendiren çalışmalara imza atıyor.
Engelli bireylerin topluma tam anlamıyla katılabilmesi için yürütülen kapsamlı çalışmaların sonucunda, İstanbul Boğazı’nda Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi kurulması kararlaştırıldı.

Bu tarihi adım, Senatör Serkan Bayram’ın öncülüğünde ve DMW’nin güçlü desteğiyle hayata geçiriliyor. Merkez, BM Kadın ve BM Çocuk kuruluşlarının yanında yer alacak ve İstanbul’u engelli bireyler için küresel bir diplomasi merkezi haline getirecek.

Bu dev vizyon, hiç kuşkusuz Halil Sert gibi duyarlı, vizyoner ve çalışkan liderlerin katkısıyla somutlaşıyor.

Londra’da Barış Kongresi, DMW’nin Gücü Dünyaya İlham Oldu

14 Şubat 2025’te Londra’da düzenlenen Barış Kongresi, uluslararası diplomaside bir dönüm noktası oldu.
DMW’nin girişimiyle hayata geçirilen kongreye, dünyanın dört bir yanından siyasetçiler, akademisyenler, diplomatlar ve barış aktivistleri katıldı.

Konferansta, Başkan Yardımcısı Halil Sert’in vizyoner katkıları öne çıktı. Silahsızlanma, barışın güçlendirilmesi, çatışmaların önlenmesi ve uluslararası kurumların etkinliği konularında yaptığı değerlendirmeler, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.

İngiliz hükümetinin tam destek verdiği kongre, sadece Avrupa için değil, tüm dünya için yeni bir barış manifestosu olarak tarihe geçti.

Halil Sert, Diplomasinin ve İnsanlığın Yükselen Sesi

Görüşmemde Halil Sert’in yalnızca bir iş insanı değil, aynı zamanda küresel vizyona sahip bir barış elçisi olduğunu bir kez daha gördüm.
Onun stratejik bakış açısı, diplomasiye kattığı yenilikçi çözümler ve insan odaklı yaklaşımı, DMW’nin uluslararası alanda gücünü artırıyor.

Bugün İstanbul’dan Londra’ya, Kıbrıs’tan New York’a uzanan bu büyük diplomatik ağ, Halil Sert gibi liderlerin özverili çalışmalarıyla dünyaya ilham veriyor.

Bir gazeteci olarak söylemek zorundayım;

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği, dünya barışı ve insanlık onuru için bugün tarihe altın harflerle yazılacak bir mücadele veriyor. Ve bu mücadelenin ön saflarında yer alan Başkan Yardımcısı İş İnsanı Halil Sert, hem ülkemiz hem de dünya için gurur kaynağıdır.

İstanbul’u küresel diplomasi merkezi haline getirme hedefi, Londra’da barış için yükseltilen güçlü çağrı ve engelli bireyler için açılan yeni bir kapı...

Tüm bunlar, vizyoner liderlerin dünyayı nasıl değiştirebileceğinin en güzel kanıtıdır.

Teşekkürler DMW, Teşekkürler Halil Sert.

yilmazparlar@yahoo.com

17 Ağustos 2025 Pazar

2025 Muay Thai Süper Lig Finali-Yılmaz Parlar

Muay Thai Süper Lig Finali 2025

Sağlıklı Nesiller İçin Ringde Büyük Mücadele

Spor sadece bir rekabet değil, aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Özellikle gençler için spor; kötü alışkanlıklardan uzak, sağlıklı ve disiplinli bir hayatın kapılarını aralar.

Yeşilay’ın öncülüğünde düzenlenen bu özel organizasyon, Muay Thai’nin yalnızca ringde değil, hayatta da ne kadar güçlü bir duruş sergilediğini bir kez daha gösterdi.

Yeşilay’dan Bağımlılıkla Mücadeleye Spor Yoluyla Güçlü Mesaj

Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Muay Thai Süper Lig Finali, İstanbul’un tarihi Sepetçiler Kasrı’nda görkemli bir atmosferde düzenlendi. “Bağımsız Gelecek Sağlıklı Nesiller” ve “Yüzleşmeden İyileşme Olmaz” sloganlarıyla gerçekleşen organizasyonda 14 sporcu şampiyonluk için kıyasıya mücadele etti.

Şampiyonlar Milli Takım’a Katıldı

Toplam 7 final karşılaşmasında ringe çıkan sporculardan erkeklerde Cihan Doğu, Utku Mete Yağcı, Sercan Koç, kadınlarda ise Ece Kayış, Hatice Öksüz, Elif Keskin ve Selver Aktürk şampiyonluk kemerini kazanarak Türkiye Muay Thai Millî Takımı’na katılmaya hak kazandı. Bu başarıyla birlikte ülkemizi Avrupa Muay Thai Şampiyonası’nda temsil edecekler.

Spor ve Bağımlılıkla Mücadele

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, yaptığı açıklamada sporun bağımlılıklardan uzak kalmada kilit rol oynadığını vurguladı:
 “Bağımlılıklarla mücadelenin en etkili yollarından biri spordur. Gençlerimizi sağlıklı yaşama teşvik eden her proje, geleceğimiz için büyük bir yatırımdır.”

Yeşilay Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Hasan Siret Albayrak ise düzenli fiziksel aktivitenin bireye disiplin, ruha sağlık kattığını, zararlı alışkanlıklara karşı en güçlü kalkandan biri olduğunu ifade etti.

Muay Thai Nedir? Öğretici Bir Bakış

Muay Thai, kökeni Tayland’a dayanan ve “Sekiz Uzanım Sanatı” olarak bilinen bir dövüş sporudur. Yumruk, tekme, diz ve dirsek darbelerinin bir arada kullanıldığı bu spor;

Bedensel dayanıklılığıZihinsel disipliniRefleks ve özgüveni geliştiren güçlü bir savunma sanatıdır.

Düzenli antrenmanlarla Muay Thai, gençlere sadece ringde değil, günlük hayatta da sabır, özgüven ve odaklanma kazandırır. Bu yönüyle spor, bağımlılıklara karşı bir “kalkan” görevi görür.

Muay Thai ile Sağlıklı Gelecek

Yeşilay’ın bu örnek iş birliği, sporun sadece fiziksel bir aktivite olmadığını, aynı zamanda toplumsal dönüşümün bir aracı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ringde ter döken sporcular, gençlere “zararlı alışkanlıklara karşı dimdik durmanın” en güçlü örneğini sundu.

Bu organizasyonda sadece şampiyonlar değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın savunucuları da kazanmış oldu. Sporun ışığıyla büyüyen her genç, geleceğin bağımsız ve güçlü Türkiye’sine atılmış bir adımdır.

Muay Thai’nin Yükselen Yıldızlardan Ece Kayış ile Müsabaka öncesi kısa söyleşi,

“Ringde Sadece Rakibime Değil, Zararlı Alışkanlıklara da Meydan Okuyorum”

Yeşilay’ın ev sahipliğinde gerçekleşen Muay Thai Süper Lig Finali, genç şampiyonların sadece spor alanında değil, aynı zamanda sağlıklı bir gelecek için de verdikleri mesajlarla damga vurdu. O isimlerden biri de Ece Kayış oldu.

Kazandığı mücadele ile hem milli takıma seçilen hem de izleyenlere ilham veren Kayış, ring dışında da bağımlılıklara karşı güçlü bir duruş sergiliyor.

 “Muay Thai bana disiplin, özgüven ve direnç kazandırdı”

Muay Thai’ye başlama hikâyeniz nasıl oldu?
Ece Kayış: “Çocukluğumdan beri dövüş sporlarına ilgim vardı. Muay Thai’ye başladığımda aslında sadece bir spor yapmayı düşünüyordum ama kısa sürede bunun bir yaşam biçimi olduğunu gördüm. Ringde kazandığım özgüven, hayatımın her alanına yansıdı.”

 “Gençlere çağrım, Spor, bağımlılıklara karşı en güçlü kalkanınız olsun”

Sporun bağımlılıkla mücadeledeki rolünü nasıl görüyorsunuz?
Ece Kayış “Bence spor, bağımlılıklardan uzak kalmak için en güçlü yol. Antrenmanlar hem zihinsel hem fiziksel açıdan çok şey kazandırıyor. Spor yaparken zararlı alışkanlıklara zaten yer kalmıyor. Gençlere çağrım: Sporun içinde olun, hayatınız değişsin.”

 “Milli formayı giymek gurur ve sorumluluk”

Türkiye’yi Avrupa Muay Thai Şampiyonası’nda temsil etmek sizin için ne ifade ediyor?
Ece Kayış “Milli takımda yer almak çok büyük bir gurur. Ülkemi uluslararası arenada temsil etmek, beni hem daha disiplinli çalışmaya hem de örnek bir sporcu olmaya yöneltiyor. Hedefim sadece şampiyonluk değil, aynı zamanda gençlere ilham olmak.”

Ece Kayış gibi genç sporcular, sadece başarılarıyla değil, duruşlarıyla da örnek oluyorlar. Onların mücadelesi, bir milletin bağımlılıklardan uzak, güçlü ve sağlıklı bir geleceğe doğru yürüyüşüdür. Spor, geleceğe atılan en sağlam adımlardan biridir.

yilmazparlar@yahoo.com

6 Ağustos 2025 Çarşamba

TABA-AmCham Stratejik İmza Töreni-Yılmaz Parlar

  

Stratejik İmza Töreniyle Güçlenen Bağlar

TABA-AmCham (Türk Amerikan İşadamları Derneği), 5 Ağustos 2025 Salı günü İstanbul Bahçeköy Life Park’ta düzenlediği “Üyeler Arası Network Buluşması ve Stratejik İş Birliği İmza Töreni” ile yine farkını ortaya koydu.

Etkinlik, Türkiye’nin küresel ticaretteki yükselen rolünü pekiştiren iş birlikleri, vizyoner konuşmalar ve önemli protokollere sahne oldu.

İş dünyasının önde gelen temsilcileri, sivil toplum liderleri, büyükelçiler ve yatırımcılar bu güçlü organizasyonda bir araya gelirken, Türkiye ile ABD arasında ekonomik ve kültürel köprülerin yeniden ve daha sağlam bir şekilde inşa edildiği mesajı verildi.

Katılımcılar için, Böylesine güçlü, vizyoner ve birliktelik duygusuyla dolu bir etkinlikte bulunmak, hem mesleki hem de insani açıdan umut vericiydi.

Türkiye’nin dünya ile kurduğu köprülerin sadece ekonomiyle değil, kültürle, vizyonla ve insanlık değerleriyle de örüldüğünü bir kez daha görüldü.

Süleyman Ecevit Sanlı Liderliğinde Vizyon Şahlandı

TABA-AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, konuşmasında hem Türkiye'nin küresel ekonomik sistemdeki potansiyeline dikkat çekti hem de derneğin kurumsal gücünü ve samimi iş birliklerini vurguladı.

“500’ü aşkın üyemiz ve 3 kıtadaki temsilciliklerimizle, Türk şirketlerinin küresel pazarda rekabet gücünü artırıyoruz. Bugün burada atılacak imzalar, sadece ekonomik değil, stratejik bir iş birliğinin başlangıcıdır.” Sözleri ile birlikte

Sanlı, New York’ta 25 Ağustos’ta düzenlenecek Türkiye tanıtım etkinliği ve savunma sanayii iş birliklerinin altını çizerek, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hep birlikte taçlandıracağız” dedi.

“Biz Türkiye’nin aydınlık geleceğine inanan ticaret erbaplarıyız” diyen Sanlı, 1987’de temelleri atılan bu değerli kurumun 1991 yılından bu yana Amerikan Ticaret Odası Türkiye temsilciliği misyonunu layıkıyla sürdürdüğünü hatırlatarak; şeffaflık, dürüstlük ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle ilerleyen yapının, ticari değil aynı zamanda insani bir platform haline geldiğini ifade etti.

Başkan Sanlı, konuşmasında savunma sanayiinden turizme, inovasyondan sosyal sorumluluk projelerine kadar birçok alanda Türkiye’nin yükselen bir merkez olacağını vurgularken, üyeler arası sinerjinin “içeride güç, dışarıda fark yaratma”nın anahtarı olduğunu vurguladı.

16 Stratejik İş Birliği Anlaşması

 Türkiye ve ABD Arasındaki Ticaret İçin Yeni Bir Sayfa

Etkinlik kapsamında 16 farklı şirketle stratejik iş birliği protokolleri imzalandı. Bu anlaşmalar sadece birer belge olmanın ötesinde, iki ülke arasında bilgi, sermaye ve inovasyonun karşılıklı akışını sağlayacak köprüler olarak tanımlandı.

Protokoller; enerji, teknoloji, savunma ve eğitim başta olmak üzere pek çok sektörü kapsayarak Türk şirketlerinin Amerikan pazarına daha güçlü adımlarla girmesini hedefliyor.

Barış Elçisi’nden Evrensel Mesajlar

Etkinliğin en dikkat çeken konuşmacılarından biri olan Birleşmiş Milletler Barış Elçisi ve İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram, küresel düzeyde insan hakları ve özellikle engelli bireylerin hakları konusuna dikkat çekerek; İstanbul’un dünya engelli hakları merkezi olması yönündeki vizyonunu paylaştı.

Aynı zamanda “savaşa hayır, barışa evet” vurgusuyla ticaretin sürdürülebilirliği ve insanlığın ortak değerleri için güçlü bir mesaj verdi.

Diplomaside Tecrübenin Gücü

 Hasan Murat Mercan’ın Stratejik Değerlendirmesi

Eski Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan ise küresel ticaretteki belirsizliklerin arttığı bir dönemde TABA-AmCham gibi organizasyonların önemine değindi. “Bu gibi yapılar, belirsizliği bilgiyle ve güçlü ağlarla yönetmenin anahtarıdır” sözleriyle, dış ticaret vizyonunun ancak stratejik ortaklıklarla şekillenebileceğini vurguladı.

Murat Epli,

 “Yalnız Büyümek Değil, Birlikte Güçlenmek Hedefimizdir”

TABA-AmCham Berlin temsilcisi Murat Epli ise yaptığı konuşmada, TABA-AmCham’ın sadece Amerika değil, Türkiye-Afrika, Türkiye-Avrupa eksenlerinde de köprüler kurduğunu dile getirerek, iş birliklerinin bir vizyon projesi olduğunun altını çizdi: “Stratejik öneme sahip bu birliktelikler, geleceğin uluslararası iş modellerini şekillendirecek.”

GÖZE ÇARPAN FİRMA STANTLARI Ve İş Dünyasının Nabzı

Life Park’ın geniş açık hava alanında kurulan firma standları, katılımcıların ilgi odağı oldu. Adeta mini bir iş fuarını andırdı Yenilikçi ürünlerini sergileyen şirketler, Türk-Amerikan ticaretinin dinamiklerini yansıtan bir fuar atmosferi yarattı.  Enerji, yazılım, savunma, sağlık ve gıda sektörlerinden katılan firmalar, ürünlerini ve hizmetlerini tanıtma fırsatı buldu.

Ziyaretçiler, dijitalleşme odaklı çözümler sunan teknoloji firmalarına yoğun ilgi gösterdi. Özellikle savunma sanayi temsilcileri, yeni dönem ortak projeler için yatırımcılarla doğrudan temas kurarken; sürdürülebilir tarım ve sağlıklı gıda temasıyla dikkat çeken markalar da övgü topladı.

Etkinlik kapsamında, daha önce yaptığımız kısa bir sohbette görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Semahat Demir, Amerika’daki kariyer yolculuğuna dair şu cümleleriyle dikkat çekmişti:
“Ben bir Türk olarak orada bir nevi elçiyim; başarıyı katkı sağlamakla tanımlarım. Amerika’da olmak, farklılıklardan güç almak ve bilime katkı sunmak demek.”

Öte yandan, TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, başarılı iş insanı ve küresel girişimcilik konusunda söz sahibi isimlerden Zuhal Mansfield ise kısa sohbetimizde düşüncelerini net bir şekilde özetlemişti:
“Hayat cesurları sever. Cesur olan her kadın, küresel pazarda kendine yer açar.”

Bugün burada tanık olduğumuz şey sadece bir etkinlik değil, Türkiye’nin geleceğini birlikte inşa eden vizyoner insanların bir araya gelme çabasıydı.

TABA-AmCham bu sürecin sadece parçası değil, motor gücüdür. Başkan Süleyman Ecevit Sanlı başta olmak üzere, tüm emeği geçenlere yürekten teşekkürü hak ediyorlar. Türkiye büyüyor, güçleniyor ve dünyayla konuşuyor.

yilmazparlar@yahoo.com

3 Ağustos 2025 Pazar

İsviçre’nin 734. Ulusal Günü Resepsiyonu-Yılmaz Parlar

 

Ulusal Gün Resepsiyonu Diplomasi, Sanat ve Dostlukla Taçlandı

İsviçre’nin Ankara Büyükelçiliği, 31 Temmuz 2025, Perşembe akşamı unutulmaz bir diplomatik etkinliğe ev sahipliği yaptı.

İsviçre’nin 734. Ulusal Günü onuruna düzenlenen resepsiyon, zarafeti, içeriği ve anlamı ile göz doldurdu.

Ev sahibi İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Guillaume Bertrand Scheurer ve eşi Farin Scheurer, tüm konukları büyük bir nezaketle karşıladı.

Diplomatik çevrelerden iş dünyasına, sanatçılardan bürokrasiye kadar geniş bir katılım gözlendi.

Resepsiyonda Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay da hazır bulundu.

Resmi Tören, Saygı, Tanıtım ve Mizahla Harmanlandı

Tören, Türkiye ve İsviçre milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından yapay zeka destekli sevimli bir tanıtım videosuyla İsviçre’nin büyüleyici yönleri konuklara aktarıldı.

Konuşmasına esprili bir dille başlayan Büyükelçi Scheurer, videoda kendisinin mayoyla gösterilmesine gülümseyerek atıfta bulundu:
“Keşke bir de sarılsaydınız!” diyerek samimi bir atmosfer oluşturdu.

Büyükelçi Scheurer, “Sayın Milletvekilleri, değerli meslektaşlarım, sevgili Philippe Brandt (İsviçre’nin İstanbul Başkonsolosu), hanımefendiler, beyefendiler ve sevgili dostlar, umarım bu AI animasyonlu İsviçre turunu beğenirsiniz.

İsviçre’nin 734. Ulusal Günü’nü kutladığımız bu özel akşamda, hepinizi Büyükelçiliğimizde ağırlamaktan mutluluk duyuyorum.

Öncelikle, bu geceyi mükemmel kılmak için emek veren Arzoo ve Swiss Air Massey ekibine, ayrıca arkamda ve ekranda gördüğünüz tüm sponsorlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Türkiye ve dünyaya kaliteli hizmet sunan bu özverili ekip ve şirketlerle çalışmaktan gurur duyuyorum. Cömert desteğiniz olmasaydı, bu güzel geceyi yaşayamazdık.” Şeklinde sözlerine devam etdi.

Büyükelçi Scheurer, “Türkiye ile ilişkimiz ittifaklardan öte bir dostluktur”

Büyükelçi Scheurer, Türkiye ile İsviçre arasındaki tarihsel ve duygusal bağlara dikkat çekerek şu sözlerle duygulandırdı.

“Türkçedeki ‘arkadaş’ kelimesi, sırtını dayadığın kişi demektir. İşte biz Türkiye ile böyle bir dostluk içindeyiz.” Şeklinde ifade etti.

Ayrıca Türkiye’de karşılaştığı bir kahve ikramı anısıyla Türk misafirperverliğini övdü. İsviçre’nin çok dilli yapısı, demokratik değerleri, tarafsızlık politikası ve 14 yıldır süregelen “dünyanın en yenilikçi ülkesi” unvanı ise konuşmasının önemli başlıklarındandı.

Elçi Guillaume Bertrand Scheurer “İsviçre, küçük ama çok yönlü bir ülkedir. 9 milyon nüfus, 26 kanton ve 4 resmi dil ile 734 yıldır Avrupa’da kendi yolunu çizmiştir. Kültürel çeşitliliğimize rağmen, bağımsızlık, tarafsızlık, demokrasi ve dayanışma gibi ortak değerlerde birleşiriz.” Ülke hakkında kısa bilgi paylaştı.

“Dostluğumuzun kökleri tarihe uzanır: Lozan Antlaşması (1923) ve Montrö Sözleşmesi (1936) gibi kritik anlaşmalara İsviçre ev sahipliği yapmıştır. Türk Medeni Kanunu da İsviçre’den esinlenmiştir.

Ekonomik ilişkilerimiz güçlüdür. Türkiye’de 1.000’den fazla İsviçre şirketi faaliyet gösteriyor ve yıllık ticaret hacmimiz 10 milyar doları aşıyor.

İsviçre, 14. kez “dünyanın en yenilikçi ülkesi” seçildi. Türkiye’nin eğitim ve AR-GE atılımlarını destekliyoruz. Ekim’de Savanshe Üniversitesi ile özel bir etkinlik düzenleyeceğiz.” Sözleriyle ilişkilerimizi özetledi

Bir şarkınızda “sevgilini Fida’ya götürürsün” diyorsunuz. Belki bir gün onu Lozan’a da götürürsünüz.”  Dostluğa damgasını vurdu

Kemal Bozay, “İsviçre çakısı gibi çözümlere ihtiyacımız var”

Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, Türkiye-İsviçre ilişkilerinin 100. yıl dönümünü hatırlatarak konuşmasında; “İsviçre, Lozan’da cumhuriyetimizin temellerine tanıklık etmiş bir ülkedir. Bugün ise AR-GE, enerji ve insan hakları gibi alanlarda birlikte çalışıyoruz. Küresel sorunlara, İsviçre çakısı gibi çok yönlü çözümler gerekiyor.”dedi

Mustafa Sandal’dan Duygusal Anılar ve Mini Konser

Ünlü sanatçı Mustafa Sandal, İsviçre’de geçirdiği 8 yılın hayatında özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.

“Collège du Léman’daki yıllarımı asla unutmam. Oğlum da yakında aynı okulda olacak. İsviçre benim için sadece bir ülke değil; bir parçam.”

Sanatçı konuşmasının ardından kısa ama etkileyici bir konser vererek geceye müzikal bir damga vurdu.

İki Ülke, Ortak Gelecek, Diplomasi, Eğitim, İnovasyon

Resepsiyon boyunca hem sahne konuşmaları hem de özel sohbetlerde, iki ülkenin geleceğe dönük ortak vizyonu öne çıktı:

Eğitim iş birlikleri, Ekonomik entegrasyon, Kültürel alışveriş, İnsani diplomasi

Yaklaşan etkinliklerden biri de Ekim ayında Üniversite ile Türkiye’de yapılacak özel bir AR-GE forumu olacak.

İsviçre, Alpler Kadar Yüksek Değerler, Göl Gibi Derin Diplomasi

Demokrasi, bilim, tarafsızlık, kültürel zarafet ve insanlık… İsviçre, dünyanın örnek alması gereken eşsiz bir ülke. Ankara’daki bu gece, bunun sadece küçük bir yansımasıydı.

İsviçre, Yenilik, Zarafet ve Dostluğun Adresi
Bu ülkeye hayran olmamak elde değil. Doğası, demokrasisi ve kültürel zarafetiyle İsviçre, dünyanın en yaşanılası yerlerinden biri.

yilmazparlar@yahoo.com

1 Ağustos 2025 Cuma

GTD-“Ormandayız” Etkinliğiyle Gastronomi, Doğaya Ses Verdi-Yılmaz Parlar

 

Ormanlar Sadece Yeşil Değildir, Geleceğimizdir

Yangınlar sadece ağaçları değil, bir ülkenin hafızasını yakar…

Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük felaketlerden biri, orman yangınları. Oysa ormanlar sadece doğal değil; kültürel, ekonomik ve toplumsal bir mirastır. Onlar, toprağın nemini, havanın temizliğini, tarımın devamlılığını ve insanlığın sağlığını korur. Yangınlarla yok olan her orman, aslında geleceğimizin de külleridir. Bu nedenle bu yangınlar yalnızca çevresel bir mesele değil; aynı zamanda yerel üreticinin umudu, gastronominin hammaddesi ve turizmin doğal alanıdır.

“Ormandayız” Etkinliğiyle Gastronomi, Doğaya Ses Verdi

GTD’nin ormanda düzenlediği anlamlı etkinlikte hem doğa hem kültür konuşuldu

Gastronomi Turizmi Derneği (GTD), 30 Temmuz Çarşamba akşamı İstanbul Life Park Izoletta’da “Ormandayız” temasıyla çok özel bir etkinlik düzenledi. Bu yıl ilk kez açık havada, ormanlık bir alanda gerçekleşen organizasyon, orman yangınlarının etkilericoğrafi işaretli ürünlerin korunmasıgastronomi turizminin geleceği gibi konuları gündeme taşıdı.

Etkinliğe Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TYGD) ile Fransa merkezli FIJET Türkiye de destek verdi.

Programa Damga Vuran Başlıklar

Orman yangınlarının coğrafi işaretli ürünler üzerindeki etkisi

Küresel ısınmanın gastronomi turizmine yansımaları

Yerel üreticilerin korunmasının stratejik önemi

Doğaya duyarlı üretim ve sürdürülebilir yaşam anlayışı

Gürkan Boztepe, “Bu İki Değer, Geleceğimizin Anahtarıdır”

GTD ve TYGD Başkanı Gürkan Boztepe, konuşmasında bu etkinliğin, orman yangınlarına karşı toplumsal farkındalık ve sosyal sorumluluk bilinci oluşturmak amacıyla orman içinde gerçekleştirildiğini vurguladı.

“Ormanlarımızı korumak kadar, Anadolu’nun zenginliğini yansıtan coğrafi işaretli ürünlere sahip çıkmak da çok önemli. Bu iki değer, aslında geleceğimizin anahtarıdır,” dedi.

Boztepe ayrıca, gastronomi turizminin yıllardır dünyaya anlatılması için çalıştıklarını belirterek; Nepal’den Dubai’ye, New York’tan Türkiye’ye Türk mutfağını ve değerlerini tanıtmayı sürdüreceklerini dile getirdi.

Kimler Katıldı?

Gecede sanat, siyaset, gastronomi ve kamu dünyasından birçok önemli isim yer aldı. Katılımcılar arasında İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, sanatçı Tamer Levent, Prof. Dr. Oğuz Özyaral, eski    Ayşe Ayşin Işıkgece, ünlü işletmeci Cüneyt AsanDr. Ender Saraç, FIJET Dünya Başkan Yardımcısı Delal Atamdede, TYGD kurucu üyesi Hüseyin Kurtoğulları, İstanbul Turizm Platformu yöneticileri Harun Tedik ve Enis Malik Kaya dikkat çekti.

Kurtoğulları’ndan Güçlü Mesaj, “Doğayla Barışık Toplum Kurmalıyız”

TYGD Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kurtoğulları, İstanbul'un %44’lük orman varlığına dikkat çekerek, ormanların korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda tarım ve kültür politikalarının da temel unsurlarından biri olduğunu söyledi:

“Cam, plastik gibi çevre kirliliğine neden olabilecek her şey potansiyel bir felakettir. Seksen altı milyon insanın çevre bilinciyle hareket etmesi gerekiyor.”

Ender Saraç, “Sağlıklı Gastronomi Dünyada Yükseliyor”

Ünlü sağlık uzmanı Dr. Ender Saraç ise konuşmasında gastronominin evrildiği yeni yönlere değindi:

“Artık dünya yalnızca lezzeti değil, sağlığı da arıyor. Türkiye’deki baharatlar, bitki çayları ve doğal ürünlerle sağlıklı gastronomide dünya lideri olabiliriz.”

Standlar Büyük İlgi Gördü

Etkinlikte yenilikçi içeceklerden gurme burgerlere, organik ürünlerden baharatlara kadar birbirinden özel lezzetler katılımcılarla buluştu.

Aı Drınk: Lezzetin Geleceğini Teknolojiyle Tasarlıyor

Etkinliğinin en dikkat çeken standlarından biri olan AI DRINK, ziyaretçilere geleneksel lezzetleri yüksek teknolojiyle harmanlayan içecek deneyimleri sundu. Markanın kurucusu Umut Kaya, iş dünyasındaki başarı hikayesini ve AI DRINK’in benzersiz ürün konseptini katılımcılarla paylaştı.

Türkiye’nin ilk buz üretim tesisi Nur Buz’u devralarak sektörde modernizasyonu başlatan Kaya, ardından Bobajoy gibi global bir markayı Türkiye’ye kazandırdı. Şimdi ise AI DRINK COMPANY ile moleküler lezzet analizi teknolojisini kullanarak sıfır alkol, sıfır şeker ve sıfır kalorili içecekler üretiyor.

Standı gezenler, markanın “Derin Lezzet Analizi” sayesinde klasik içeceklerin yeniden yorumlandığı özel tatları deneme fırsatı buldu. Moleküler Biyologun   bilimsel katkılarıyla geliştirilen ürünler, katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı.

Meat Burger, Gurme Lezzetlerin Adresi

Etkinliğin bir diğer öne çıkan standı Meat Burger Gurme Mutfak, Osman Sağdıç’ın öncülüğünde damaklarda iz bırakan burgerleriyle yerini aldı. 2017’de Maslak’ta başlayan lezzet yolculuğunu kısa sürede genişleten marka, Balıkesir’den özenle seçilen %100 dana eti ve özel soslarla hazırlanan menüsüyle dikkat çekti.

Standı ziyaret edenler, Meat Burger’i    tatma şansı yakaladı. Marka, Türkiye ve yurtdışında franchise hedeflerini de etkinlikte paylaştı.

Meltem Evi, Organik Ürünler Ve Baharatlarla Doğal Lezzet

Meltem Evi standı ise organik ürünler ve doğal baharatlarla sağlıklı yaşamı destekleyen bir deneyim sundu. Katılımcılar, geleneksel yöntemlerle üretilen baharat çeşitlerini ve organik gıda ürünlerini inceleme fırsatı buldu.

Etkinlikte öne çıkan stantlardan biri de Dr. Aronia oldu. “Longevity” (uzun ve kaliteli yaşam) temasıyla hazırlanan bu stantta, antioksidan açısından zengin aronya meyvesi tanıtıldı. Yaşlanmayı geciktirici etkisiyle bilinen aronya, doğal üretim, pestisitsiz tarım ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle yetiştiriliyor.
Rainforest Alliance sertifikalı üretimiyle dikkat çeken marka, sağlık ve çevreyi buluşturan örnek bir iş modelini temsil ediyor.

Etkinliğe Destek Veren Kurumlar

Etkinlik aşağıdaki kurum ve markaların katkılarıyla gerçekleşti:

Aİdrink, Antiochia, Crowne Plaza Harbiye, Dr. Aronia, GT Anadolu, İzoletta, Kalbur Et, Kosifler Oto, Karaköy Güllüoğlu, Life Park, Meat Burger, Meltem’in Evi, Sabırtaşı, Tepe Gourmet, TYGD, Qurabiss, The Coffee Factory, Hatay Dayanışma Derneği, Efor Çay, Export, Vegan Derneği

Yeşil Vatanı Korumak, Geleceğimizi Kurtarmaktır

Ormanlar sadece nefes aldırmaz; üretir, besler, öğretir. Onlar bizim kültürel köklerimiz ve ekonomik geleceğimizdir. Yangınlar ise bu yaşam zincirini koparan büyük tehditlerdir. Bugün ormanı, çiftçiyi, ürünü ve turizmi aynı çatı altında düşünebilmek gerekiyor. “Ormandayız” etkinliği bu yönüyle yalnızca bir farkındalık gecesi değil, gelecek kuşaklara bırakılacak bilinçli bir mesajdır.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Temmuz 2025 Çarşamba

Ümit Özdağ Türk Milletinin Yüz Akı-Yılmaz Parlar

 

Gerçek Bir Vatansever, Prof. Dr. Ümit Özdağ

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, sadece bir siyasetçi değil; bir vatansever, akademisyen, fikir adamı ve Türk milletinin karanlık oyunlara karşı en güçlü savunucusudur. Bugün yaptığı açıklamalar, geleceğimiz adına bir uyarı değil, haykırıştır.

“Türkiye Tehlikede!”

Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan Tarihi Uyarı “Cumhuriyet Tarihimizin En Büyük Tehdidiyle Karşı Karşıyayız”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, hem siyasi lider kimliği hem de milli güvenlik alanındaki akademik birikimiyle Türkiye’nin içinde bulunduğu tehlikeyi açık ve net bir şekilde ortaya koydu.
“Türkiye tehlikededir. Bu bir siyasal eleştiri değil, bilimsel bir gerçektir.”

 “Erdoğan–Bahçeli–Öcalan Modeli Türkiye’yi Bölüyor”

“Atatürk’ün kurduğu model tasfiye edilmek isteniyor.”

Özdağ, Cumhur İttifakı ile DEM’in kurduğu yeni siyasi düzenin üniter ve milli devlet yapısını ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu ifade etti. Yeni anayasa hazırlıkları ve “Erdoğan-Bahçeli-Öcalan modeli”, Türkiye’yi Lübnan, Irak veya Yugoslavya tipi bir bölünmeye götürecek adımların parçası.

 “Yeni Milli Kimlik Milliyeti Bitiriyor”

“Türkiye Türklerindir” ifadesi neden hedef alınıyor?

Prof. Dr. Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye Türklerindir” sloganına yönelik çıkışını da hatırlattı.
“Bu topraklar Türk milletinin vatanıdır. Kimliğimiz pazarlık konusu yapılamaz!”

 “İç Cepheyi Güçlendirmek Derken Neden 3’e Bölüyorsunuz?”

Etnik ve mezhepsel siyasetin Türkiye’ye faturası ağır olur.

Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı için Alevi ve Kürt önerisini değerlendiren Özdağ:
“Bu sistem yürürse yarın bakanlıklar da etnisiteye göre paylaşılır. Milli çıkarları kim savunacak?”

 “Pkk’nın Politik Hesapları, Emperyalizmin Ajandası”

“Siyonizm’in hizmetkârlığı ancak bu kadar açık yapılabilir.”

DEM’li vekil Sezai Temelli’nin “vaat edilmiş topraklar” sözlerini sert biçimde eleştiren Özdağ:
“Bu topraklar bizim vatanımızdır. Siyonist ve emperyalist hayallere geçit yok!”

 “Emekliye Zam Değil Açlık Reçetesi Verildi”

“4 milyon emekli açlığa mahkum edildi.”

Ekonomi politikalarını da topa tutan Özdağ, en düşük emekli maaşı ile halkın yaşam savaşı verdiğini vurguladı.
“Devlet israf içinde yaşarken, emekliler pazarda zeytin sayıyor.”

 “Ormanlar Yanıyor, Devlet Seyrediyor”

“Madencilik lobileri için doğamız kurban ediliyor.”

Zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasını “milli felaket” olarak nitelendiren Özdağ:
“Bu yasa ile doğamız, gelecek nesiller adına katlediliyor.”

 “Yargı Milliyetin Değil, Mezhebin Temsilcisi mi Olacak?”

Yeni anayasa ile 66. madde kalkar mı?

Türk kimliğini tarif eden 66. maddenin kaldırılması planlarına dikkat çeken Özdağ:
“Türk milleti yerine Türkiyeli mi yazılacak? Yargı Türk milleti adına karar vermeyecek mi artık?”

 “Ağır Suçlular Devlete Meydan Okuyor”

“Ahmet Minguzzi tüm Türk milletinin evladıdır.”

Zafer Partisi Genel Başkanı, katledilen genç Ahmet Minguzzi davasında organize suç örgütlerinin gücüne dikkat çekti.
“Devlet, bu çeteleri korkutacak cezalarla yüzleşmeye davet edilmelidir.”

 “Chp’ye Açık Çağrı, Bu Oyuna Gelmeyin”

“DEM’in siyasi şantajına alet olmayın.”

Özdağ, Meclis’teki komisyonlar üzerinden Öcalan’a meşruiyet kazandırılmak istendiğini iddia etti.
“CHP, bu sürece destek verirse, Öcalan’a siyasi meşruluk kazandırmış olur. Bu, Atatürk’e ihanettir!”

Türk Milletinin Sesi, En Güçlü Kalesi, Prof. Dr. Ümit Özdağ
Ümit Özdağ, bugün yine tarih yazdı. Gerçekleri açıkça söyledi. Sessiz kalanların değil, doğruları korkusuzca dile getirenlerin yazacağı bir gelecek istiyorsak, bu sesi dinlemeliyiz. Türkiye tehlikede ama bu milleti kurtaracak cesaret ve bilgelik Zafer Partisi ve onun liderinde mevcuttur.
Geleceğe Ümit ile bakın.

yilmazparlar@yahoo.com

3 Temmuz 2025 Perşembe

Fenerbahçe Rotary Kulübünden Kutsal Aktivite-Yılmaz Parlar

  

Kalben Derneği’ne İlham Veren Gece

Sanatın iyilikle buluştuğu özel bir gece, çocukların kalbine umut, topluma ise ilham oldu.

Fenerbahçe Rotary Kulübü’nün, Rotary gönüllülerinin özverili organizasyonuyla, 2 Temmuz 2025 Çarşamba günü, Maji Sanat Galerisi’nde düzenlediği etkinlik, Kalben Derneği’nin “Kalben Çocuk Köyü” projesine anlamlı bir destek sundu.

Toplumsal faydayı sanatla buluşturan Fenerbahçe Rotary Kulübü, gönüllülüğün en zarif haline imza attı. “İyilik için birleşin” çağrısıyla yola çıkan kulüp, bu özel gecede yalnızca bir sanat organizasyonu gerçekleştirmekle kalmadı, aynı zamanda yüzlerce çocuğun hayatına dokunacak bir destek köprüsü kurdu.

Sanatın Işığında Bir Umut Yolculuğu

Fenerbahçe Rotary Kulübü 2024-2025 Dönem Başkanı Aslı Başer’in liderliğinde organize edilen etkinlikte, İstanbul’un önde gelen sanatçılarının eserleri sanatseverlerle buluştu.

Gecenin sponsorluğunu üstlenen Gaye Donay’ın katkıları ve İSTED Derneği’nin destekleriyle hazırlanan sergi, sanatı toplum yararına dönüştürmenin en anlamlı örneklerinden biri oldu.

Sanat sadece duvarlarda değil, yüreklerde de iz bıraktı. Etkinlikte, astrolog ve yazar Sare Aldemir’in ilham dolu söyleşisi, katılımcılara hem ruhsal hem de düşünsel bir yolculuk sundu. Aldemir’in etkileyici anlatımıyla derinleşen gece, sanatın dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Kalben Çocuk Köyü İçin El Ele

Etkinlikten elde edilen tüm gelir, çocukların güvenli, sevgi dolu bir yuvaya kavuşmaları için çalışan Kalben Derneği’nin “Kalben Çocuk Köyü” projesine aktarıldı. Koruyucu ailelik ve evlat edinme alanında Türkiye’nin en saygın sivil toplum girişimlerinden biri olan Kalben Derneği, bu destekle daha fazla çocuğun hayatına umut taşımaya devam edecek.

Fenerbahçe Rotary Kulübü Toplumsal Hizmetler Komite Başkanı Hülya Vurgun Şahbaz ve özverili ekibi, gecenin perde arkasındaki kahramanlarıydı. Tüm detayları titizlikle planlanan organizasyon, bir gönül hareketinin ne kadar büyük bir dönüşüm yaratabileceğini kanıtladı.

Sanatla Büyüyen İyilik

Gecede konuşan Dönem Başkanı Aslı Başer, “Sanatın iyilikle buluştuğu bu anlamlı gecede emeği geçen herkese kalpten teşekkür ederim. Maji Sanat Galerisi’ne, kıymetli sponsorlarımız Gaye Donay’a, değerli sanatçılarımız Oktay Seven ve Tamer Levent’e ve tüm katılımcılarımıza minnettarız.

Rotary olarak iyiliğin peşinden koşmaya, toplum için üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bir Gece, Bin Umut

Bu özel etkinlik, sanatın sadece estetik bir deneyim değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm için güçlü bir araç olduğunu bir kez daha gösterdi. Fenerbahçe Rotary Kulübü’nün örnek niteliğindeki bu organizasyonu, Kalben Derneği’nin kutsal misyonuyla birleşerek yüzlerce çocuğun geleceğine umut oldu.

Unutmayalım: Bir çocuğun hayatına dokunmak, aslında bir toplumun vicdanına dokunmaktır. Ve sanatla yapılan iyilik, her zaman daha derine işler.

yilmazparlar@yahoo.com

Kıbrıs Barış Harekatı Yıldönümü Feshane'de Kutlandı-Yılmaz Parlar

    Feshane'de Kıbrıs Rüzgarı Esti 52 Yılın Gururu, Feshane'de Coşku ve Duygu Dolu Bir Gece Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dö...